Kara göl cadısı | Gecenin gözlerine sahip kadın. » Çatlak Gazete
Buradasınız
Anasayfa > Genel Bilgi > Kara göl cadısı | Gecenin gözlerine sahip kadın.

Kara göl cadısı | Gecenin gözlerine sahip kadın.

Hikayeler dünyamızın olmazsa olmazlarından birisi. Kimisi güldürür kimileri kendine güven verir ama bazı hikayeler vardır ki onlar insanı geceden daha çok korkutur. Kara göl cadısı‘da bunlardan birisi. Çamur kız olarak da bilinen bu kadın intikam için geldiği söylenir.

İntikam Cadısı

İnsanlığın başına gelenler ilk zamanlardan başlamıştır. Habil ve Kabil arasında başlayan kandan bu zamana kadar bir çok kan aktı. Hepimize yalanlar söylendi ve kandırıldık. Bir çoğumuzun da halleriyle oynandı. Ne diyordu o büyük yazar.

  • Bizden her şeyimizi alsınlar. Her şeyi yıkıp döksünler kırıp geçsinler ama hayallerimize dokunmasınlar. Eğer hayallerimiz yok olursa, biz bir daha olamayız.

Kara göl cadısının başına gelen şeyleri belki en iyi bu yazı özetliyor. Cadılar her zaman kötü karakterler değildir. Bakmayın öyle filmlerde koca burunlu tanıttıklarına. Tamam kin ve nefret doludurlar ama bunun mantıklı bir açıklaması kesin olarak vardır. Burada Çamur kızın neden bu hale geldiğini konuşacağız.

Cadı filmleri izlemişseniz zaten son zamanda yapılan filmlerde bu mesajlar verilmeye başlanmıştır. Çünkü bundan yüzyıllarca önce Salem cadı mahkemeleri içinde yargılanan ve Çoğu kadın olmak üzere yirmi kişinin idamıyla sonuçlanan bir geçmişimiz bulunmaktadır. Günümüzde cadılara bakışta değişmiş diye biriz bence. Örnek vermek gerekirse Hansel ve Gretel: Cadı Avcıları filminde bir çok cadı ile savaşan kardeşlere yardım eden iyi bir cadı vardı. Ve kardeşlerin anneside bir cadıydı. Beyaz cadı deniyordu sanırım.

 


Tam olarak bilinmeyen bir tarihte olsa da Salem cadı mahkemeleri (1 Mart 1692) tarihine yakın olduğunu düşünülmekte olan bir hikaye ile başlar çamur kızın hikayesi. Günümüzdeki düzenle farklı bir dünya düşünün. Aşklarınızı ve hislerinizi içinizde yaşayacağınız bir toplum. Bu dönemlerde bir kadının başka bir erkekle görüşmesi hiç hoş karşılanmazdı. Cahiliye dönemi gibi bir şey. Çünkü erkekler kadınların etkileyici gücünün farkına varmışlardır. Etkisi altına aldıkları erkeklere istedikleri her şeyi yaptırabileceklerini biliyorlardı. Hata yapmamak için hataya zemin hazırlayan her şey ortadan kaldırılma kararı alınıyordu. Ama bütün erkekler gibi bütün kadınlarda aynı değildi.

Gerçekten birbirini seven iki genç her şeyi göze alarak gizli bir şekilde ilişkilerini sürdürmeye çalışmaktadırlar. Toplumun bütün düşüncelerini yok sayarak umursamadan yaşamaya çalışan iki aşık diyebiliriz.

Kıskançlık o zamanlarda bile var tabi. Gizlice kızı seven bir kişi olanların farkına varır. En uygun zamanı kollar ve bütün kasabayı ikisine kışkırtmaya başlar.

Başımıza taş yağacak, bu nasıl bir dinsizliktir diye yaygara çıkarmaya başlamıştır.

Tabi kasaba komple cahil birisi bir şey yapsa yaksak diye bekliyorlar. Toplum her zamanki toplum. Kendileri mükemmel ama birisini illaki eleştirecekler. Kasabalı büyük bir kalabalık ve kin ile kızın evine doğru gitmektedir. Kız garip bir şekilde korkusuz beklemektedir. Gizli bir şekilde yaşamaktansa özgür ölürüm kafalarında sanırım. Sürükleyerek götürürler kasaba idam meydanına. Büyük ağaca bağlarlar, erkeği getirmek için giden grup elleri boş geri döndüğünü görürler. Ellerinden kaçtığını söylerler. Kız tabi şok. . .

Her şeyi göze alabilecek kadar büyük bir aşkla bağlı olduklarını sanıyordu ama daha ilk engelde kızı terk edip gitmişti. Terk etmek derken bildiğin ölüme terk ediyor. Kasabalının elinde sadece bir kurban kalmıştır. Artık her şeyin suçlusu o olacaktır.

Suçu sabittir kadının aslında. Yakılarak göle atılacaktır. Kadının gözlerinde korku yoktu ama hayal kırıklığı vardı. Yarım bırakılmış yarıda bırakılmış vardı.

-Bu ağaç kadar büyüktü aşkım, yeşil kadar güçlüydü. Yakın beni ve kurusun içim, büyük olan nefret kalsın içimde.

Söylendiği gibi yapılmıştır. Yakılış ve bir torba içerisinde göle atıldı. Cadılar o dönemde tamamen küle çevrilmez veya gömülmezdi. Çünkü küllerin havaya dağılması cadı ruhunun başka bir bedene gireceğine inanılırdı. Topraklarına gömülmesi ise uğursuzluk getireceği düşünülürdü.


Sonrasında kasabada yaşananlar ve kaçan adam hakkında hiç bir bilgi yoktur. Bu olaylar yüzyıllar sonra hala salem cadı mahkemeleri olarak bilinir ama ölenlerin sayısı hiç bir zaman 20 kalmamıştır. Toplum her zaman idam edecek birilerini bulmuştur.

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Bu yazıya puan vererek diğer yazılardan daha fazla yararlı olduğunu bize bildirebilirsiniz.
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
Loading...
Yazılara verdiğiniz derecelendirmeler site yönetimi tarafından yararlılığı göz önüne alınarak ilgi odağı olarak görülmektedir.

Bir Cevap Yazın

Top